Kuantum Çizikçisi

Kuantum Çizikçisi

Okulda en sevdiğiniz ders hangisiydi?

Lisedeyken en sevdiğim ders Fizikti. Fizik öğretmenimin Türkçeyi doğru dürüst konuşamamasına, fizikten nefret ettirmek için adeta özel bir çaba göstermesine rağmen…   Tılsım sihir hissi.  Tanrının çizim defterini izni olmadan kurcalamak gibi. Herkesten gizli bir mucize ya da kehaneti bulmaya çalışmak.

Ama işin tuhafı, en çok sevdiğim ders aynı zamanda en az kavradığım dersti. Hiç bir şekilde anlayamıyordum. Yanlış anlaşılmasın; “başarısızlık” derken okul notlarından, sınav sonuçlarından bahsetmiyorum. Onlarda her zaman en iyiler arasındaydım. Fakat bahsettiğim şey, fiziği gerçekten anlamak, özünü kavramaktı. Çünkü derste anlatılanlar, bir yabancı dil gibi ezberlenip zihne alınabiliyordu. Amma velakin o bilgi,  içe işlemiyor derinliği kavranamıyordu.

Matematikse tam tersine, en sıkıcı bulduğum ama en başarılı olduğum dersti. Fiziği onun aksine daha asi, daha kuralsız, zaman zaman da ters köşe yapan bir alan olarak görürdüm. Yani  matematik soğuk ve kesin bir heykelse, fizik o heykelin sizinle konuştuğunu duyduğunuz bir delilik çılgınlıktı mesela.

Üniversite sınavında da bu tuhaf denge değişmedi. Matematikte yalnızca iki yanlışım vardı, biyolojiyi tam, kimyayı bir iki eksikle yapmıştım; ama fizikte… hepsi yanlış. Mübarek kara delik gibi bir de diğer doğrularımı da yutmuştu. Sınav sonucundaki bu kuantum çöküşünü kimse beklemiyordu ben de dahil. Bu başarısızlıkla bir zaman tamamen kararsız bir enerji formuna dönüşsem de sonra atlattım. Yani kabullendim zaten atlatmak demek kabullenmenin havalı, cool söylemidir. Ama bu sonuçla ailemin çok istediği tıp fakültesi hayali de suya düştü.

Benim için tıp fakültesini kazanamamak sorun değildi ama fizikteki bu sıfır net çok acayip bi onur meselesi olmuştu. Fizik beni bir silindir makinesi gibi ezip geçmiş gibi hissetmiştim. Resmen F=ma tarafından terk edilmiştim. Bu yenilgiyi kabul etmeyip gece gündüz hırs ve azimle  çalışıp fizik alanında akademik kariyer yaptım dememi bekliyorsanız saçmalamayın tabii ki öyle bir şey olmadı.  Onun yerine  kendime “Kuantum Çizikçisi” dedim  🤓

Bu arada X’deki bio’m da “Kuantum Çizikçisi” dir. Of ama aşırı güzel değil mi? Kimse çizim, fizik, bi de Mete Atatüre aşkımızı sorgulamasın ✌😁

Yorum bırakın

Boşluklar Arası

Gerçeklik ile bilinç arasındaki çatlak